1916 Rus işgalinde katledilen 67
insanın (şehidin) Kumyalı Mahallesinde, o günlerde kumluk olan
bir araziden topluca gömüldüğü söylenmektedir. Bu konuya bölge
ile ilgili bazı kaynaklarda rastlamak mümkündür. Görele
şehitliği bugün bölgenin tek şehitliği konumundadır.
Etrafı piriket taşlarıyla
koruma altına alınan şehitliğin etrafı tarla ve kavaklık. Sembolik bir
anıt yapılarak şehitliğin belirginliği sağlanmış. Görele şehitliği
bugün laik olduğu ilgiyi henüz bulamamış. İç ve dış çevre olarak
şehitliğe yakışır bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Buda yerel
yönetime, yöre halkına ve daha sonrada devlete düşmektedir.
Mehmet İncirkuş
şehitlik için yapmış olduğu konuşma şöyledir.
“1914 Osmanlı imparatorluğunun isteyerek katıldığı birinci dünya
savaşında doğu cephesi yada Kafkas cephesi adı ile anılan savaşta
Osmanlı ordularının açlık, soğuk ve hastalıklar yüzünden yenik düşmesi
üzeri Rusların 1916 yılına kadar, bugünkü Harşıt çayı adını verdiğimiz
yere kadar ilerlemeleri sonucu üzerinde yaşadığımız bu topraklarda
Ermenilerle birlikte insanlarımıza akla hayale gelmicek zulümler
yapmışlardır. İşte o günlerin acılarını ve vahşetini sembolize eden
böyle şehitlikler ortaya çıkmıştır.
Görele Şehitliği’nde yatan
dedelerimiz kendilerine yapılan zulüm ve haksızlıklara karşı çıktıkları
için esareti kabul etmediklerinde ve Görele’nin türk toprağı olarak
kalmasının arzuladıkları için şehit olmuşlardır.
1918 yılı Şubat ayının
13. gününde yanı Görele’nin kurtuluş tarihinden takriben 67 gün önce
Ruslara karşı gelen dedelerimiz yüksek köylerde devriye gezen iki Rus
askerlerini öldürürler. Bunun üzerine Akbank’ın olduğu yerde bulunan
Bahçeli kahvede 33 insanımızı şehit ederler. Bu insanlara el
arabalarına doldurarak bugünkü şehitliğin bulunduğu yere getirir. Bu
insanları açtıkları kuyuya gelişi güzel atarlar. Attıkları insanların
arasında henüz ölmemiş olan Mamenli Köyü Muhtarı Köselli Mustafa “Ben
ölmedim beni gömmeyin” diye feryat ederse de dinlemezler ve yarı canlı
insanları toprakla kapatarak burada şehit ederler.
13 Şubat 1918’de
Görele’nin düşman işgalinden kurtarması üzerine, devrin din
adamlarından Fıtıyeli hoca’yla birlikte şehitlikte yatanlar yakınları
tarafından alınmak istenir. Şehitlik açıldığında insanların çapraz
şekilde üst üste olduğu ve sırt çantalarındaki ekmeklerin henüz
küflenmiş olduğu görülür ve Fıtıyeli hoca burada yatanları; abdestleri
kandan, kefenleri deriden, kıbleleri her yönden” diyerek rahatsız
edilmemeleri, burada kalmalarının daha uygun olacağını söyleyerek
şehitlerin üzerini kapattırır.